Öz Annesinden Utanan Evlat Ve…

Daha sonra çocuklarım oldu ve hayatımdan memnundum. Beni her zaman utandıran annemi çoktan unutmuştum. Annemin sadece bir gözü vardı. Öteki gözü çukurdu, yani yeri boştu. Devamlı, ince sarı bir su akardı. Bu haliyle gören çocukların çığlık atarak kaçıştıklarına çok şahit olmuştum. Onun bu çirkin görünüşünden nefret ediyordum, tiksiniyordum.

Çünkü bu durum beni arkadaşlarımın yanındayken utandırıyordu. Babam, ben daha küçükken bir kazada öldüğünden, ailemizi geçindirmek de anneme kalmıştı. Bunun için evlere temizliğe gidiyordu. İlkokulda iken bir gün beslenme çantamı unutarak mektebe gitmiştim. Annem bana “kurabiye” getirmişti. Sanki, yerin dibine geçmiştim.

Keşke aç kalsaydım da onu mektepte görmeseydim! Bunu bana nasıl yapabilirdi? Onu görmezden geldim, ona nefretle bakarak oradan kaçtım. Ertesi gün sınıfta bir arkadaşım bana “senin annenin sadece bir gözü var. Diğeri ne biçim!” dedi. Çocuklar da bu lafa gülmüşlerdi. O anda yerin dibine girmek ve de annemin ortadan kaybolmasını çok istemiştim. Bu yüzden, o akşam eve gidince “Beni gülünç duruma düşüreceğine, ölsen daha iyiydi” diye öfkelendim. Annem bir şey demedi.

Sadece, yaş dolan tek gözüyle bana biraz baktı ve sessizce uzaklaştı, gitti. Dediklerim hakkında bir saniye bile düşünmemiştim, çünkü çok kızmıştım. Onun iç dünyası ise, beni hiç alakadar etmiyordu. Aradan seneler geçti. Tek başıma çok çalıştım, kendime yeter oldum, sonunda İstanbul’a okumaya gittim. İyi bir tahsil yaptım, işe girdim ve bir süre sonra da evlendim. Birikimime borç ekleyerek kendime bir ev aldım. Daha sonra çocuklarım oldu ve hayatımdan memnundum.

Beni her zaman utandıran annemi çoktan unutmuştum. Nereden bulmuş, nasıl etmiş bir gün annem bizi ziyarete geldi. Öyle ya, kaç senedir biricik oğlunu görmemişti. Zili çalınca, çocuklarım kapıya koşuştu, karşılarında pejmurde ve tek gözlü bir ihtiyar kadın görünce birden korktular, sonra da güldüler. Bu arada ben de gelmiştim. Çocuklara “Bu gelen yabancı değil, babaanneniz” diyemedim. İçeri girmesine izin verdim lakin tepem de atmıştı. İlk fırsatta ona: “Evime böyle acayıp kılıkta gelip çocuklarımı nasıl korkutabilirsin? Buradan uzaklaş, hemen git!” dedim.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*